Tükrük bezi kitleleri
Tükrük bezi kitleleri
Tükrük bezeleri büyük (majör) ve küçük (minör) olmak üzere iki kısma ayrılır. Büyük olanlar kulak ön alt kısmında (parotis), çene altında (submandibular), dil altına (sublingual) olmak üzere ikişer tanedir. Küçük tükrük bezleri ise ağız içinde, burun, yutak ve gırtlak kısmında mukozalar üzerinde bulunurlar. Büyük tükrük bezlerinin yaygın olarak büyümesi tükrük bezi kanallarının tıkanması veya bakteriyel ve viral enfeksiyonlar sonucunda ortaya çıkar. Enfeksiyon ve kanal tıkanıklığına bağlı büyüme genellikle ağrı ile birliktedir. Kanal tıkanıklıklarına bağlı şişmeler daha çok kanal içindeki taşlarla olur. Tümör basısı ve travma ile de tükrük bezi kanalı tıkanabilir.
Tükrük bezi taşları kanal içinde ise ağız içinden bir kesi veya endoskopik yaklaşımla çıkarılabilir. Ancak taş tükrük bezi içinde ise bezin tamamı çıkarılır. Bir tükrük bezinin çıkarılması herhangi bir fonksiyon kaybına yol açmaz. Ancak cerrahi sırasında tükrük bezinin içinden veya etrafından geçen sinirlerin ve damarların korunması gerekir.
Tükrük bezi içindeki sınırlı şişlikler sıklıkla tümör sebebi ile, nadiren de kist ve lenf nodlarının büyümesi ile ortaya çıkar. Tümörler %80 oranında iyi huyludur. Şişliğin hareketsiz olması, hızlı büyümesi, ağrılı olması, cilt ve diğer etraf dokuların tümör tarafından tutulması ve birlikte yüz felci bulunması genellikle kötü huylu tümörlerde olur. Tükrük bezlerinin içinden veya yakın komşuluklarından yüz kaslarına giden sinirler geçer. Tümör tarafından tutulmamışsa bu sinirlerin cerrahi sırasında korunması kuraldır. Parotis bezi cerrahisinde yüz kaslarını uyaran fasial sinir ameliyatın başlangıcında mutlaka bulunup korunmalıdır. Submandibular ve sublingual tükrük bezi cerrahisi sırasında ise alt dudağın hareketini sağlayan marjinal mandibular sinir, dile giden lingular sinir ve hypoglossus korunmalıdır. Küçük tükrük bezlerinden gelişen tümörler çoğunlukla kötü huyludur. Tedavisi öncelikle cerrahi çıkarılmayı sonra da cerrahi işlemin ve hisopatolojik incelemeinin sonuçlarına göre kemoradyoterapiyi içerir.