Baş Boyun Kanserlerinde Cerrahi
BAŞ VE BOYUN KANSERLERİNİN ERKENDEN TESPİT EDİLEREK CERRAHİ YÖNTEMLE TAM OLARAK ÇIKARILMASI TÜMÖRDEN TAMAMEN KURTULMA ŞANSINI ARTIRIYOR
Baş boyun bölgesi tümörleri içinde burun içinin, sinüslerin, yüz cildinin, kafa tabanının, damağın, dudakların, dilin, ağız içinin, tükrük bezlerinin, boynun, gırtlağın, tiroid bezinin, orta ve dış kulak yolunun kanseleri sayılabilir
Baş ve boyun bölgesi çok farklı dokulardan oluşmaktadır. Buna bağlı olarak da bu dokulardan kaynaklanan değişik türden tümörler karşımıza çıkmaktadır. Bu bölgenin en sık kaşılaşılan kötü huylu tümörü, mukozalardan ve deriden kaynaklanan yassı epitel hücreli karsinomadır. Buna ilave olarak tükrük bezlerinden kaynaklanan farklı kanserler ve bağ dokusu kaynaklı sarkomalar da görülebilmektedir. Kanserin türü ne olursa olsun, geride artık bırakmadan kitlenin tamamının cerrahi olarak çıkarılması kanser tedavisinin en önemli kuralıdır. Bu kuralın yerine getirilebilmesi de ancak tümörün, kaynaklandığı yere sınırlı kalmış olması ve uzak organlarda tümör yayılımı olmaması halinde mümkün olabilmektedir. Ağız, yüz, gırtlak, boğaz, boyun, tiroid ve tükrük bezi tümörleri için açık cerrahi uygulanırken, burun içi, paranazal sinüsler ve kafa tabanı için endoskopik cerrahi yöntemleri ile tümör çıkarılabilir. Kulak tümörleri için ise mikroskobik görüş altında mikrocerrahi yapılır. Bu yöntemlerden biri ile tamamı çıkarılmış tümörlerin tekrarlama ihtimali düşüktür. Ancak baş boyun bölgesi karışık ve sıkışık bir anatomiye sahiptir. Ayrıca bu bölge göz ve beyin gibi kritik organları, beyinden gelen önemli sinirleri ve kapten beyine giden büyük damarları barındırmakta olup, tümörün büyük boyutlara ulaşmış olması bu kritik yapıları zedelemeden istenilen cerrahiyi yapmayı zorlaştırmaktadır. Tümör dokusunun vücudun başka yerlerine yayılması durumunda ise cerrahi tedavi aşaması artık geçmiş olmaktadır. Bu durumda genellikle kemoterapi (ilaç tedavisi) uygulanır. Ancak büyük boyulara ulaşmış bir tümörü kemoterapinin yok etmesi genellikle mümkün olamaz. Nazofarenks kanserleri gibi bazı istisnalar hariç tutulursa, çok büyük baş boyun tümörlerinde radyoterapinin de (ışın tedavisi) tek başına etkili olma sansı çok yüksek değildir.
Baş boyun bölgesinin iyi huylu tümörlerinde ve özellikle kanserlerinde cerrahi tedavi aşamasının geçirilmemesi çok önemlidir. Bunun için tümörün kaynaklandığı yerin dışında, diğer bölgelere yayılmadan yakalanması gereklidir. Geçmeyen burun tıkanıklıkğı, burun kanaması, baş ağrısı, yüz ve boyundaki şişlikler, geçmeyen ağız içi yaraları, ses kısklığı, yutma güçlüğü, nefes darlığı, tiroid bezinin büyümesi ve nodülleri, geçmeyen dış kulak yolu yaraları, akıntıları ve tıkanıklıkları hasta için uyarıcı olmalıdır. Bu belirtilerin varlığında hastanın erkenden doktora başvurması, cerrahi tedavi şansını yaklama ve dolayısı ile de tümörden kurtulma için önemlidir. Tümör cerrahisi kurallarına uygun yapılan bir ameliyattan sonra ise hastanın kanserden kurtulma şansı yüksektir.